FİLMGÖSTERİ
KİTAPMÜZİK

Sayı: 12

ARA

X E-Kart Gönder

Giriş yap
Kullanıcı adı:
Şifre:
Eğer kayıt yaptırmamışsan, aşağıdaki düğmeyi tıkla.

Okyanusların beyaz devi; Moby Dick

Nantucket, 19. yüzyılın ilk yarısında Kuzey Amerika'nın Atlas Okyanusu kıyısındaki en önemli balıkçılık merkeziydi. Özellikle balina avcıları, Nantucket'te toplanırdı. 18 Ağustos 1819 tarihinde "Essex" adlı balıkçı gemisi, balina avı için Nantucket'ten demir aldı. Uzun bir yolculuk olacaktı.


Yazı: Ayhan Atakol

İllüstrasyon: Emre Erdur

Göster

Belki iki yıl sürecekti. Essex, 26 metre boyunda 3 direkli bir gemiydi. 20 mürettebatı bulunan tekne, önce doğuya İspanya'ya sonra da güneye, Batı Afrika kıyılarına yöneldi. Rota değiştirip Güney Amerika kıyılarına yelken açtı. Denizciler, balina avlayarak yol alıyorlardı. Tehlikeli Ateş Adası'nı ve Horn Burnu'nu geçip Büyük Okyanus'a açıldılar. Şili kıyılarına paralel kuzeye doğru çıktılar. Soğuk Humbolt akıntısının yaladığı bu kıyılar, bereketli sulardı. Gemiciler, 8 metrelik kayıklarla balinaya yaklaşıyor ve zıpkını hızla hayvana saplıyordu. Balina, acıyla dibe dalarken zıpkının uzun bir iple bağlı bulunduğu kayık da peşinden sürükleniyordu. Bazen bütün gün süren bir kovalamaca yaşanıyordu. Balina yorulduğunda ya da soluk almak için su yüzüne çıkınca, ikinci zıpkın saplanıyordu. Daha sonra üçüncü ve dördüncü zıpkınlar... En sonunda bitkin düşen hayvan, bir kez daha su yüzüne çıktığında, adeta son ölüm vuruşu için kendini avcılara teslim ediyordu. Öldürülen balina, hemen parçalanıyor, derisinin altındaki kalın yağ tabakası, özel bıçaklarla kazınarak fıçılara dolduruluyordu. Ama balina avcılığı, bereketli olduğu kadar tehlikeliydi de. Zıpkınlanan dev hayvan, bazen kuyruk, bazen kafa vuruşuyla, bazen de hızla sürüklediği kayığı büyük dalgalar arasında parçalayarak avcıların ölümüne neden olabiliyordu. Kaptan George Pollard, Peru kıyılarına geldiklerinde Essex'in dümenini batıya, Galapagos Adaları'na çevirdi. Peru'nun yaklaşık 40 mil açığında büyük bir misk balinası sürüsüyle karşılaştılar.
"İspermeçet" ya da "kaşalot" adı verilen bu tür, bol yağlı olduğu için en gözde avlardandı. Hemen sandallar indirildi ve nefes nefese bir kovalamaca başladı. Ama bir süre sonra denizcileri şaşkınlığa uğratan bir olay yaşandı. Yaralı büyük bir kaşalot, Essex'e doğru hızla yüzmeye başladı ve üç direkli gemiye başıyla sert biçimde vurdu. Tüm kirişleri sarsılan Essex, sara krizine tutulmuş gibi uzun uzun titredi. Gemicilerin şaşkınlığı geçmeden kaşalot, bir darbe daha vurdu. Denizciler panik içindeydi. Arka arkaya yediği kafa darbelerinden sonra Essex, sulara gömülürken 20 mürettebattan 12'si, bir avcı sandalına binerek canlarını kurtarmayı başardı. Öfkeli balina kaybolmuştu. 12 denizci, uçsuz bucaksız mavi enginlikte kaderleriyle başbaşaydı. Ne yiyecekleri ne de suları vardı. Günler, bir kara parçası görmeyi umarak geçip gitti. Bir süre sonra açlık, susuzluk ve iklim koşulları, hepsini bitkin düşürdü. Tek tek ölmeye başladılar. Ölenler, önce denizcilik geleneklerine uygun olarak okyanusa atılıyordu. Ama daha sonra sağ kalanlar, arkadaşlarının cesetlerini yemeye başladılar. Güneşin kaç kere doğup battığını unuttukları bir sırada mucize gerçekleşti ve bulundular. Sandalda üç kişi sağ kalmıştı: Kaptan George Pollard, ikinci kaptan Owen Chase ve kamarot Thomas Nickerson...

Göster
Moby Dick adlı bir beyaz balinanın peşine intikam için düşen denizcilerin maceralarının anlatıldığı roman, ilk kez 1851 yılında İngiltere'de yayımlandı, ama hiç ilgi görmedi ve çok az sattı. Yaklaşık 70 yıl sonra, Birinci Dünya Savaşı'nın bitiminde edebiyat eleştirmenleri, Moby Dick'i fark ettiler. Karşılarında yalnızca basit bir macera romanı durmuyordu.
Moby Dick, insan ruhunun derin ve karanlık bölgelerine iniyor, felsefi anlamlar taşıyordu. Tartışmasız bir başyapıttı. Tüm dünyada en çok okunan ve sevilen romanlardan biri oldu. Beyaz balina Moby Dick de dünyanın en ünlü balinası unvanını aldı.

HERMAN MELVILLE KİMDİR?

Bugün Amerikan ve dünya edebiyatının en ünlü yazarlarından biri kabul edilen Herman Melville, 1819 yılında New York'ta varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Küçük Melville 12 yaşındayken babası iflas etti ve çıldırarak öldü. Melville, annesi ve yedi kardeşiyle ortada kaldı. Ailesini geçindirmek ve kalan borçları ödeyebilmek için, 15 yaşında eğitimini yarım bıraktı ve büyük kardeşleri gibi çalışmaya başladı. Tezgahtarlıktan öğretmenliğe kadar birçok işe girip çıktı. 18 yaşına geldiğinde bir balina gemisine tayfa olarak yazıldı. Yedi yıl boyunca denizcilik yaptı ve birçok ülkeyi gezdi. 1844'te birdenbire denizciliği bırakıp edebiyatla ilgilenmeye başladı. 1847 yılında da evlendi. Başta Moby Dick olmak üzere bugün dünya edebiyatının en güzel ve özgün yapıtlarından kabul edilen White-Jackett, Billy Budd, Batleby, Pierre, The Piazza Tales gibi eserler kaleme aldı, ama nedense hiç ilgi çekmedi. 1891 yılında unutulmuş bir yazar olarak yaşama veda etti. Çağını aşan, dâhi diye nitelenebilecek türden bir yazar olan Herman Melville'in anlaşılması için, aradan çok uzun yılların geçmesi gerekti.

Dev Beyaz Balina var mı?

Herman Melville'in tüm dünyaya tanıttığı "dev beyaz balina" çok uzun yıllar söylenti ve hayal ürünü kabul edildi. Dev bir beyaz balinanın (albino) olabileceğine bilim adamları da şüpheyle yaklaştı. Ama 1951-52 kışında Norveçli balina avcıları, süt beyazı renginde (albino) bir kaşalot öldürdüler. Boyları kaşalottan hayli küçük olan (3-5 metre) beluga türü balinalar da beyaz renklidir. 1990'lı yılların başında Sinop'un Gerze ilçesi yakınlarında görülen ve "Aydın" adı verilen balina da beluga türüydü.



Görüşünü Bildir

Not Ver

Arkadaşına gönder
©
Bu site, Doğan Burda Rizzoli Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.