FİLMGÖSTERİ
KİTAPMÜZİK

Sayı: 12

ARA

X E-Kart Gönder

Giriş yap
Kullanıcı adı:
Şifre:
Eğer kayıt yaptırmamışsan, aşağıdaki düğmeyi tıkla.

Türkiye'nin perileri

Önce volkanlar püskürdü. Volkan külleri kapladı her yeri.Sonra yağmur ve rüzgar bir sanatçı titizliğiyle işlemeye başladı bölgeyi ve ortaya dünyanın bize jeolojik miras olarak bıraktığı peri bacaları çıktı.

Yazı ve fotoğraf: Yıldırım Güngör

Peribacaları
Afyon'un İscehisar ilçesinin Seydiler köyü yakınlarında bulunan Kırkinler mağarası önce Frigyalılar tarafından barınak olarak kullanılmış, sonra da kiliseye dönüştürülmüş. Göster
Bir ormanın içinde üç kişiyiz. Yaklaşık yarım saattir yürüyoruz. İzlediğimiz patika bazen tamamen kayboluyor. İzini yeniden buluncaya kadar uğraşıyoruz. Bazen de çalılar kapladığı için etrafını dolaşmak zorunda kalıyoruz. Patika belli ki yıllardır kullanılmamış. Sağımdaki dereyi kaybetmememiz gerekiyor. Aradığımız şey, derenin başladığı yerde olabilir. Dik bir yokuştan tırmanıyoruz. Yokuş bitince eski bir orman yoluna varıyoruz. Yol çok kötü. Ancak bir traktör geçebilir buradan. Eğim kısa bir süre sonra azalıyor. Ağaçlar da seyrekleşmeye başlıyor. Kısa bir süre sonra bir tarla çıkıyor karşımıza. Tarlanın bitiminde de dev bir anıt bekliyor bizi. Şaşkınlıkla bakıyoruz. Ormanın içinde saklanmış eski ve büyük bir yerleşim yeri burası. Bir apartman büyüklüğünde birbirine yapışık iki adet peri bacası, antik dönemlerde oyularak barınak yapılmış. Soldaki peri bacası iki katlı mağaralar sistemi şeklinde. Sağdaki baca ise tepesine kadar oyulmuş çok katlı bir apartman gibi. Arkadan dolaşıp peri bacalarının üstüne çıkıyoruz. Üst kesim ise mezarlık olarak kullanılmış. Tabii, ki içleri boş. Aşağıda görünen vadinin içindeki sütun gibi yükselen beyaz peri bacaları muhteşem görüntüler sunuyordu.

Gizli barınaklar

Afyon'daki peri bacaları günümüzdeki apartmanlara benzer şekilde katlara ayrılmış. Barınma amaçlı olarak kullanılan bu mağaraların üstünden de mezarlık olarak yararlanılmış. Göster
Türkiye, peri bacaları açısından oldukça zengin bir coğrafyaya sahip. Nevşehir'de Ürgüp, Amanos, Göreme, Afyon'da İscehisar ve Erzurum'da Narman ilçeleri ülkemizin en yaygın peri bacalarını barındırır. En tanınmış olanı da Kapadokya bölgesi. Kapadokya'yı bilmeyeniniz yoktur sanırım. Birçoğunuz görmüşsünüzdür bile. Nevşehir ili sınırları içinde kalan bu bölge, ülkemizin en önemli jeolojik ve kültürel mirası durumunda. Milyonlarca yıllık bir süreç içinde oluşan bu yer şekilleri Kapadokya'yı dolaşırken şaşkınlığa uğratır insanı. Göreme ve Ürgüp ilçeleri doğanın becerikli bir sanatçı titizliğiyle oyduğu binlerce peri bacası ile kaplıdır. Bu peri bacaları dışında farklı bir özelliği daha vardır bölgenin. Peri bacalarının ana kaya yapısını oluşturan ve volkanik bir kayaç olan tüf, çok kolay şekillendirildiği için Romalıların zulmünden kaçan Hıristiyanların barınak yeri olmuş bu bölge. İşkenceden kaçan insanlar Kapadokya bölgesinde oluşan peri bacalarını oyarak evler, kiliseler ve manastırlar yapmışlar. İnsanları yüzlerce yıl peri bacaları korumuş. Göreme açık hava müzesi bu bölgede yüzlerce yıl yaşayan insanların bıraktığı eserlerle dolu. İnsan ve doğa burada çok güzel eserler vermiş.

Püsküren taşlar

Doğa Kapadokya'da yağmur ve rüzgarların oluşturduğu bir jeolojik miras bırakmış bize. Göster
Afyon'un İscehisar ilçesi içinde kalan peri bacaları ise pek tanınmamış. Buradaki peri bacaları da bir dönemler insanlar için barınak olmuş. Önce Frigyalılar kullanmışlar bu bölgeyi. Daha sonra da Hıristiyanlar. Afyon'dan başlayan ve Eskişehir'e kadar uzanan Frig vadisi boyunca, vadiyi gezenlere irili ufaklı yüzlerce peri bacası eşlik eder. Bu iki bölgedeki peri bacaları volkanik kökenlidir. Kapadokya'da Erciyes, Hasan Dağı ve bölgedeki küçük volkanlar ile Afyon'daki irili ufaklı volkanlar birkaç milyon yıl önce püskürmeye başlamışlar. Bu yoğun volkanik aktiviteler sonucunda volkan külleri çökelerek yüzlerce metre kalınlığında birikmeler meydana getirmiş. Bu tüflerin üzeri zamanla volkanlardan akan bazalt lavlarıyla kaplanmış. Püskürmeler birkaç bin yıl önce sona ermiş. Bölgede iklimin kurak veya yarı kurak olması ve bitki örtüsünün azlığı, bu çökelen malzemenin aşınmasına neden olmuş.

Bir dereyi takip eden Narman – Pasinler yolu üzerinde yer alan kırmızı peri bacaları doğanın tüm renklerini sunuyor ziyaretçilerine. Göster
Yağan yağmurlar hızlı bir aşınma dönemi meydana getirmiş. Bu aşınma sonucunda binlerce büyük sel yarıntısı meydana gelmiş ve bazı bölgelerde, tüflerin üzerinde bazalt kayaçları kalmış. Böylece aşınma bu kayacın etrafında şekillenmeye başlamış. Rüzgarın da katkısıyla iri kaya bloklarının altında kalan kesimler, üstteki büyük kaya bloğunun da etkisiyle çevresine göre aşınmaya daha fazla direnmeye başlamış ve zamanla, kafasında kayadan bir şapka olan peri bacaları meydana gelmeye başlamış.

Göster
Üçüncü peri bacası bölgesi ise Erzurum'un Narman ilçesinde. Buradaki peri bacalarının iki özelliği var. Birincisi bu oluşumlar tıpkı Amerika'da Colorado kanyonundaki benzerleri gibi kırmızı. İkincisi de bu peri bacaları volkanik değil. Günümüzden 2-3 milyon yıl önce çevre kayaçlardan kopan parçalar bu bölgedeki bir gölün içinde çökelmişler. Zamanla göl çekilmiş ve akarsularla rüzgar bu bölgeyi aşındırmaya başlamış. Vadiyi oluşturan jeolojik birimler farklı dirençlerde olduğu için aşındırıcı atmosferik güçlere karşı fazla direnememiş ve günümüzdeki kanyon tipi vadiler ve bu vadileri süsleyen böylesi ilginç yer şekilleri ortaya çıkmış. Bu peri bacalarına oluşum özelliklerinde dolayı Yardang adı da veriliyor. Kapadokya, Afyon İscehisar ve Narman'daki bu jeolojik oluşumlar doğal birer anıt niteliğindeler. Özenle korunması gereken bu oluşumlar dünyanın geçmişinden bize önemli mesajlar getiriyorlar.



Görüşünü Bildir

Not Ver

Arkadaşına gönder
©
Bu site, Doğan Burda Rizzoli Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.