FİLMGÖSTERİ
KİTAPMÜZİK

Sayı: 12

ARA

X E-Kart Gönder

Giriş yap
Kullanıcı adı:
Şifre:
Eğer kayıt yaptırmamışsan, aşağıdaki düğmeyi tıkla.

Savaşın mirası!

"Savaşacak kadar sağlıklı!..." Hekim, iskeletin kalbini dinledikten sonra, böyle söylüyor. İskelet İlk bakışta çok komik görünüyor: Sevimli, inceden şapşal Üniforma giyip savaşa gidecek!

Yazı: Tevfik Taş

George Grosz, "Cephe hizmetine uygun!" 1918. Göster
Belki çavuştur, daha yüksek bir rütbesi bile olabilir.
Ama yüzüne dikkatle bakarsak, durumdan pek de hoşnut değil. Sanki bir iskelete değil de bu sahneyi daha önce yaşamış birine bakıyoruz. Onu yasladıkları incecik tahta da olmasa, oracığa yatacak.
Acaba iskeleti bırakıp generaller için mi üzülsek?! Düşünsenize, ellerinde cepheye sürecek canlı tek bir asker kalmamış. Peki ama bu yüksek rütbeli subaylar deli mi ki, bir iskeletle uğraşıyorlar?
Bana kalırsa, onları bu duruma açgözlülük sürüklemiş.
Bunu biraz da tablonun yapıldığı tarihe bakarak çıkardım. Alman asıllı ressam George Grosz, bu eseri 1918’de yapmış. Yani I. Dünya Savaşı yılları. Bu yıllarda, Avrupa'nın büyük ülkeleri, sıkıntılarından kurtulmanın yolunu başka ülkelere saldırıp onların zenginliklerini çalmakta aradılar. Milyonlarca, milyonlarca insan öldü. Tarlaları ekecek, fırınları yakacak insanlar savaşta olduğu için açlık oldu. Evlerde kitap, oyun ve ışık kalmadı. Çocuklar yaşayan iskeletlere döndü. Usta ressamın tablosu bunların çarpıcı bir özeti.

Tablonun alt kenarındaki iki general kim bilir nelerden söz edip gülüyor... Tam karşılarında, demir parmaklıklı pencerelerin dışında kent görünüyor. İnsansız, çıplak. Hayalet yuvası gibi. Masanın diğer ucundaki subay sigarasını yakmış, dünya yansa umurunda değil. Aklıma yeni geldi. Acaba ressam bize şunu da anlatmak istemiş olabilir mi: Aslında cepheye gönderilen her askeri daha şimdiden ölü saymalı. Çünkü savaş iskeletlerden başka miras bırakamaz! Şimdi ülkemizin bitişiğinde yeni bir savaş çıkmak üzere, komşumuzun evinde büyük bir yangın... Çok uzaklardan yüz binden fazla asker geldi. Belki de çoğu ölecek. Saldırıya uğrayan ülkede ve komşularında hastalık, açlık, yoksulluk olacak. Çünkü okulun, ekmeğin, kitabın, sütün ve ilacın yapılması için gereken paralar silaha, bombaya harcanacak. Bu koskoca adamlar, sorunlarını başkalarına zarar vermeden de çözebilirler. Eğer bilmiyorlarsa gelsinler, biz onlara yardım edelim. Ama savaş çıkmasın. Bizim savaşa karşı yapacağımız çok iş var. Ama bana öyle geliyor ki, ilk iş barışın, sahici barışın ne demek olduğunu keşfetmek olmalı. İskeletlerin savaşa sürüldüğü bir dünyada, barış yeniden keşfedilmeye değer.



Görüşünü Bildir

Not Ver

Arkadaşına gönder
©
Bu site, Doğan Burda Rizzoli Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.